Değerli hemşehrilerimiz; eski sitemizi yenileme aşamasında bazı bilgileri taşıma olanağımız bulunmadığı için şu andaki sitemizde eksik bulduğunuz bölümlerimiz ve köylerimizle ilgili bilgi, belge, fotograf, video gibi içeriğimizi geliştireceğini düşündüğünüz herşeyi sitemiz üzerinden veya ilgili mail adreslerini kullanarak bize ulaştırabilirsiniz.
16 Temmuz 2009
KAMIŞCIK KÖYÜNÜN KURULUŞ TARİHİNDEN İTİBAREN GEÇMİŞTE BU KÖYDE YAŞAYAN VE HALEN GÜNÜMÜZ KAMIŞCIKINDA YAŞAMAKTA OLAN KABİLELERİN TOPLAM LİSTESİDİR
1- PONEJ - YAMAÇ
2- JEREN - EREN
3- LE’KUEŞIEK - KIZILKAYA
4- JEMBEY - CİHAN
5- APEJIX - ŞAHAN
6- JINJAKE - ÖREN
7- AKSORE - AKSU
8- JEMBAXUE - CAMBAK
9- ABINOKUE - DOĞAN
10- AZMET (KAMĞUET) - AZGIT
11- GEL - GEL
12- XAŞIEL - URTKESEN
13- ŞOGEN-1 - ÇÖKEN
14- ŞOGEN-2 - SUCAN
15- BEREZG - ALÇAY
16- ŞEGEM - ÖZBEK
17- YOUJOUKUE - UÇAK-BATUROĞLU
18- LEMIRDON - ÖNER
19- JU - COŞKUN
20- LE’AŞIN - SEÇMEER
21- LOSTEN - SATAN
22- BIDE - ESEN
23- MELEMIKUE - TUTUCU
24- ALKAŞ - ALKAÇ
25- KUŞXA - DİLEKÇİ
26- BAXTIR - BALCI
27- LE’UJ - ÖĞÜT,
28- KANŞUKUEY - KARTAL
29- MATE - ÖZCAN
30- KUEFEŞER - AZILI
31- AJAME - (Makbule, Rebiğa, Neile ailesidir.)
32- KİM - EKİN
33- XUEŞEJ - KUŞCU
34- ŞINDUK -
35- JAKE - ÖZDEN
36- ŞE’MISE - GÜNEŞ
37- İNCECUKUE - (Cemaldin’ in kabilesidir)
38- SELAXCIUK - KAZAN
39- HATKUT - DEMİRCİ
40- HAJCIUK - KAYA
41- TIRAŞE - TIRAŞ
42- ŞIXAGUEŞ - YANIK
43- BİLĞAROKUE (Kambot Ali’nin kabilesidir)
44- KEŞUKUE - GELİR
45- XAŞIMAXUE - ALKAÇ
46- VAKKAS’lar (Alisağ-İbrahim)
47- MİŞE-NAŞXUE - SUCAN
48- KAMALAKXA - DİKEÇ
49- BEŞÇOKUE - (Xatu Aziz’ in kabilesidir)
Köyümüzde ayrıca muhtelif sebeplerle gelip yerleşen Kürt İsmail’ in oğulları (Hacı Hüseyin, Durdu, Ali , Nevzat ) - Kürt Haydar’ ın oğulları (Tofik, Remzi, Halit, Cuma) - Kürt Bekir ve ailesi, Bekçi Memet ve kardeşi Mahmut, Çiriş Ali, Kürt Niyazi, Talavşın’ lı Mulla’nın çocukları ve ailesi , Bektaş Elçi oğlu Kemal Elçi, Çerçi Niyazi ve ailesi yaşamaktadırlar.
KAMIŞCIK KÖYÜ
Kamışcık köyü K.Maraş, Göksun ilçesine bağlı 100 haneli bir Khaberdey köyüdür. Rakım 1350’ dir. K.Maraş’a 120 km. Göksun’ a 30 km. Elbistan’ a 30 km. Afşin’ e 30 km. mesafededir. Göksun, Elbistan, Afşin üçgeninin tam ortasında olup, Tüllüce tepesinin doğusunda, Berit Dağının (3200 mt.) kuzeyindedir. Komşu Çerkes köyleri ; kuzey doğuda Soğucak-Boteşey (Khaberdey köyü), kuzey batısında Kargabükü-Anzorey (Khaberdey Köyü), güney batısında Çardak (Çeçen) beldesi bulunmaktadır.
Şimdilerde ihraç edilen elmasıyla meşhur 100 haneli khaberdey köyü olan Kamışcık köyü, Göksun ve Afşin’ e bağlı Çerkes köylerinin en güzellerindendir. Çerkes örf, adet, gelenek ve göreneklerimizin tamamını olabildiğince yaşatmaya ve uygulamaya çalışmaktadırlar.
Kamışcık köyü, diğer bütün Çerkes köyleri gibi 1864 yılındaki büyük Çerkes sürgününden sonra, önce Anadolu topraklarına ayak basmışlar, sonra büyük zorluklarla birlikte köyümüzün bulunduğu yere kadar gelebilmiş, yedi-sekiz Khaberdey ve Asetin aile tarafından kurulmuş bir Çerkes köyüdür.
ADRESİ :
K.Maraş, Göksun, Çardak, KAMIŞCIK Köyüdür.
TARİHÇESİ :
Çarlık Rusya’sı döneminde ve 1864 takvim yılında başlayan büyük Çerkes sürgünü sırasında, Karadeniz’in Rusya kıyılarından derme çatma ve çokta sağlıklı olmayan neredeyse kağnıdan bozma takalara itile kakıla zorla ve zorbalıkla 50 kişilik deniz araçlarına 100 kişi, 100 kişilik deniz araçlarına 250 kişi, erzak ve içilecek su miktarı da son derece az ve yetersiz olmak üzere bindirilerek, açlık, susuzluk, verem, sıtma hastalıkları eşliğinde kırıla kırıla deniz yoluyla Samsun ve Trabzon limanlarına indirilmişlerdir.
Örnek vermek gerekirse; Rusya’nın Karadeniz kıyılarından yola çıkan 100 kişiden susuzluğa ve hastalığa dayanamayıp ve ayrıca Karadeniz’in tuzlu suyunu içerek ölenlerin sayısı azımsanmayacak miktardadır. Ayrıca erzak ve ilaç yokluğundan dolayı hastalanarak ölenlerin cenazeleri tabutsuz, kefensiz bir biçimde Karadeniz’ e atılıyordu. Bu nedenlerden dolayı yine 100 kişiden artakalan ve karaya ayak basanların sayısı 35-40 dır. Hatta ticari amaçla Çerkesleri taşıyan gemicilerin daha çok sefer ve daha çok para kazanmaları uğruna yarı yolda Karadeniz’ in ortasına savunmasız, güçsüz yaşlılarımızı ve kadınlarla çocukları gözlerinin yaşına bakılmaksızın karanlığın ortasında tuzlu sulara atılıyordu.
Kimi tarihçilere göre bir milyon, General Fedayef’e göre bir buçuk milyon Kafkasyalı sürgüne tabi tutulmuş olup Trabzon ve Samsun kıyılarına ayak bastıklarında bu nüfusun büyük bölümü kırıma uğramıştır ve telef olmuştur. BU BİR JENOSİTTİR. Trabzon ve Samsun’a geçici olarak konakladıklarında oralarda her gün yorgunluk, açlık ve salgın hastalıktan 80-90 Çerkes ’in öldüğü yine belgeler ifade etmektedir. Samsun ve Trabzon limanına inebilen Kafkasyalıların büyük bir bölümü yayan olarak sırayla Tokat, Yozgat, Amasya, Çorum, Sivas vilayetleri civarlarına konaklamışlardır. En kapsamlı konaklama ise Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesine (Aziziye) yapılmıştır.
Şimdiki Pınarbaşı’nın eski ismi Aziziye idi. Bu ismi verenler ise orayı yurt edinen ve yerleşen Çerkeslerdir. Sebebi ise 2.Mahmut ve Pertevniyal Valide Sultan’ın oğlu Sultan Abduülaziz’den dolayıdır. Çünkü Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Valide Sultan Kafkasyalı ve Çerkes’di(wubıx)
Kendilerini oraya yerleştiren insanı onore etmek adına o ismi (Aziziye) vermişlerdir. Bu isim daha sonraları başkaları Pınarbaşı olarak değiştirmiştir.
Çerkesler Kayseri Pınarbaşı’ndan sonra karayolu güzergahı ile Göksun’a kadar gelmişler Çerkeslerin bir bölümü Göksun’a yakın yerlerde (xekuj) konaklamışlar geri kalan bölümü ise yine yola devam ederek Andırın, Maraş, Pazarcık, Hatay-Reyhanlı, Suriye, Ürdün, İsrail’e kadar ulaşmışlardır. Arap coğrafyası da o zamanlar Osmanlı topraklarına aitti.Türkiye haritası göz önüne alındığında Çerkesler burada belli bir güzergah üzerine, belli bir anlayışla serpilerek yerleştirilmişlerdir.
Göksun ilçesinin etrafındaki köylerde konaklayan Çerkeslerden sonra geri kalan Çerkesler su hayattır anlayışıyla Göksun çayı doğrultusundan hareket ederek suya en yakın yerleri yurt edinmişler ve devam ederek şimdiki Kargabükü köyü(Anzurey) civarında XEKUJ denilen yerde topluca konaklamışlardır.
Aşağı Kargabükte’ki xekuj civarında nüfus yoğunluğu, arazinin azlığı Göksun çayı civarında çok yoğun olan sivrisineklerden dolayı 7-8 Çerkes büyüğümüz başka bir yerleşim yeri bulmak adına oradan hareket ederek uzaktan oşxamaxueye çok benzettikleri Berit dağını(3200 m.) istikamet alarak yakın yerlerde ormanlık alan içerisinde ilk önce su gediği civarına konaklamak istemişlerse de o dönemde Berit dağının arka taraflarında yaşamakta olan Ermeni çeteleri muhtelif gerekçelerle buna müsaade etmemişler oraya çok da uzak olmayan içecek ve kaynak suyu olarak ‘’PSINEJ’’ ı bulmuşlar ve onun etrafına konaklayarak bugünkü Kamışcık’ın temelini o gün oralarda atmışlardır.
Kamışcık köyünün kurulmasına temel teşkil eden psınejdir. Yalnız dağlar tepeler ormanlık, dereler ise üç adam boyu yüksekliğinde çok sık kamışlarla kaplıydı. Koca koca mandalar kamış ormanının içinde kayıp olup gidermiş. Köyümüzün ismi işte bu sık kamışlardan gelmektedir. Etraf ormanlık ve kamışlık olmasından dolayı topluca yerleşmeleri hem çok zor olmuş, hem de geç olmuştur. Kamışcığın ismi yine anlaşıldığı üzere derelerde bir orman sıklığında ve yoğunluğunda olan KAMIŞ’dan almıştır ve KAMIŞCIK’tır.
Kafkasya’dan gelip KAMIŞCIK’da Psınej etrafında konaklayan o ilk aileler uzun yıllar boyu ev yapmadan çevrede bulunan ormandan kestikleri ağaçlardan oluşturdukları kafkaskayayada özgü bir mimari yapı olan kütük evlerde yaşamışlardır.Ev yapmamalarının gerekçesi ise ne olur ne olmaz ANA VATANIMIZ KAFKASYA’ya geri döneriz umudu ve anlayışında oldukları içindir.
Sonunda baktılar ki geri dönüş hasreti ve umudu suya düşünce yerleşik hayata geçerek arazilerini de oluşturarak Kamışcık ta yaşamaya başlamışlardır.
Sonraları şimdiki ismi Kamışcık deresi olan yerde bir içme suyu kaynağı daha bulmuşlardır ve bu ufak içme suyu kaynağınada KUBANIPS demişlerdir.Sonraları bu suyun üzerine KUBAN ÇEŞMESİ’ni inşa etmişlerdir.KUBAN ismini ise Kuzey Kafkasyada Kuban Havzasından ve Kuban Nehrinden almaktadır.Zaten Dedelerimiz Kafkasyada isim olarak ne varsa Köy isimleri dahil hepsini buraya taşımamışlarmıdır.
ULAŞIM
K.Maraş’ a 130 km., Göksun ilçesine 30 km.uzaklıkta olup Rakım 1350 mt.’dir. Göksun-Elbistan güzergahından Çardaktan (ÇEÇEN) Sonraki ilk köydür ve Karayolu Köyün tam ortasından geçmektedir. Ulaşım sorunu yoktur yolumuz asfalttır. İlçemiz GÖKSUN, beldemiz ÇARDAK’tır.
NÜFUS
Nüfus 450 ,Yıllara göre, Nüfus verileri : 2008/450 ,2000/357, 1997/367
ALT YAPISI
Köyümüzde ilk öğretim okulu mevcuttur fakat 2010 takvim yılında öğrenci sayısı yetersizliğinden , taşımalı eğitime geçilmesi nedeni ile köy ilköğretim okulu eğitime kapatılmıştır.
Köyümüzde içme suyu şebekesi mevcuttur. Kanalizasyon şebekesi yoktur, lakin önümüzdeki dönemlerde yapılması planlanmıştır. Köyümüzde elektrik şebekesi ve sabit telefon hattı vardır. Köy odası binamız mevcuttur. Köyümüzde ayrıca bağ, bahçe ve arazilerimizin tamamına yakınını sulayabildiğimiz göletimiz mevcut olup, bununla ilgili sulama kooperatifimiz vardır. Biri tamamen ahşaptan olmak üzere iki adet minaresi olan camimiz, iki bakkalımız, bir kahvemiz mevcuttur. Köy evlerimiz iki katlıdır. Evler kerpiçten yapılmıştır. Çatılar çinkoludur. Son dönemlerde yapılan beton evler hariç, çoğu halen taş ve kerpiçten yapılmış evlerde oturulmaktadır.
İKLİMİ
Köyümüz Doğu Akdeniz Bölgesi sınırları içerisindedir, fakat tamamen karasal iklim hüküm sürmektedir. Ne K.Maraş’ ın ne de Kayseri’ nin hiç birisine benzemeyen bir iklimi vardır. Çok değişken bir iklimi olup, karasal iklim hakimdir. Yazları sıcak ve kurak, kışları çok soğuk ve yağışlı geçmektedir.
ÇERKES MUTFAĞI
Köyümüzde halen yapılmakta olan yemeklerimizin bir kısmı; ŞIPS, BASTE, ŞINĞUR, MIRAMISE, CIRT, HALIVE, PSIHALİVE, LAKUM, KURIZE, LIBJE, DELEN, XALLAME, XALLAME KÖFTE, MEJAGE, XALĞUANE, ADİGE ŞAKUE, TERXALUE, XALUE UBA, NARTIUX XANTXUPS, XINKEL XANTXUPS, NEKUIL, JEMIKUE, MIRAMİSE PIK, KAB ŞORTE, KERTOF ŞORTE, GED ŞIPS’ dır.
GEÇİM KAYNAKLARI
Bahçe, tarım ve hayvancılıktır. Köyümüzün ilk kuruluş yıllarında çok kısa zamana kadar arazilerimizin büyüklüğü 17.000 dönüm kadardı. Geniş bir arazisi vardı fakat zamanla muhtelif sebeplerle atadan, babadan kalma araziler satılmış ve arazi bakımından eski hali kalmamıştır. Arazi satışları hala devam etmektedir. Köyün arazilerinin tümüne yakını sulaktır. Köyümüz ayrıca 3 adet göletin tam ortasında olup kendine ait bir adette göleti bulunmaktadır. Köyün arazileri bağ, bahçe ve tarlalar bu göletimizin suyu ile sulanmaktadır. Köyde ayrıca Kamışcık sulama kooperatifi bulunmaktadır. Kooperatifimiz her yıl aynı aylarda yapılan genel kurul ile seçilen başkanlarımız tarafından yönetilmektedir.
Köyümüzde kara saban ile başlayan tarım buğday, arpa, nohut, fiy vs.ekimi yapılmaktaydı.Daha sonraları 1960’larda traktörlerinde gelmesiyle tarım makineleşmeye başlamıştır.Makineleşmeyle birlikte sonraları ay çiçeği ve pancar gibi sanayiye ait ekimler yapılmışsa da bugün artık bunlarda kotalar getirdiği için ülkenin genel tarım politikası doğrultusunda terk edilmiştir.Bugünlerde hasbelkader arpa, buğday ekimi yapılıyor ise de arazilerimizin yüzde altmışı boştur ve ekim yapılmamaktadır.
Fakat bugün ayrıca alternatif olarak mazisi eskilere de dayanan elma bahçeciliği de bilimsel olarak yapılmaya başlanılmıştır.100 haneli köyümüzde her hanede ortalama 300-500 arası elma ağacı bulunanlar mevcuttur. Bir kaç ailenin de1000’in üzerinde ağacı olanlar da mevcuttur. Zahmetli, meşakkatli ve masraflı da olan elma bahçeciliğinden alınan elmalar Araplardan, İstanbul’dan ve muhtelif vilayetlerden gelen tüccarlara toptan satılmakta ve ihraç edilmektedir.
Köyümüzde her yıl emekli sayısı artmaktadır. Köyümüze geri dönüşler başlamış olup emekli olan amir, memur ve işçilerimiz köyümüzde yeni evler inşa etmektedirler. Bunlar köyümüze güzellik katmaktadır.
Kamışcık’taki hayvancılık her evde aşağı yukarı 2-3 inek veya tosun şeklindedir. Ticari boyut taşıyan hayvancılık yoktur. Her evin kendi eti, sütü, yoğurdu, peynirini teminini içeren bir hayvancılık şeklindedir.
SOSYAL HAYAT VE EĞİTİM
100 haneli Kamışcık köyünde 450 kişi ikamet etmektedir.100 haneli Kamışcık kış aylarında 45-50 haneye kadar düşmektedir. Nedeni ise diğer bütün Çerkes köylerinde olduğu gibi eğitim-öğretim ve geçim amaçlı olarak İstanbul-Ankara-K.Maraş-Kayseri ve Türkiye’nin diğer illerine ‘’doğduğun yer değil doyduğun yer’’ anlayışı ile köyümüzden göç etmiş olmalarından kaynaklanmaktadır. Her yılın haziran sonlarına doğru okular kapanınca köye dönüşler başlar ve köy gençliği de toplanınca köyümüz cıvıl cıvıl olur ve muhtelif etkinlik ve organizasyonlar olur.
Hele bir de 19 Temmuz 2009 tarihinde Kamışcık’ta 1.sini yaptığımız ‘’KAMIŞCIK KAFKAS KÜLTÜR ŞENLİĞİ’’vardı ki muhteşem olmuştu. Kayseri’den, Ankara’dan, İstanbul’dan, K.Maraş’tan ve diğer illerden gelen 3000 (üç bin)kişiyi konuk etmiştik.2010’da 2.sini uluslar arası bir nitelik kazandırarak yapacağız inşallah. Kamışcık şenliğini de KAMIŞCIK FESTİVALİNE dönüştüreceğiz.
Köyümüzde yaşlılarımız oldukça azalmıştır. Genç nüfusumuz ters orantılı olarak çoğalmıştır.Gençliğimiz köyüne ve köylüsüne ve adetlerine duyarlıdır.Birlik beraberlik ve dayanışmayı her zaman savunurlar,kardeşçe yaşarlar ve diğer çerkes köylerindeki gençlerle olan dialoglarında da kardeşçe bir ilişki içerisindedirler.
Kamışcık’ta düğünlerimiz Çerkes örf, adet, gelenek ve göreneklerimize göre yapılmaktadır. Düğünlerimizde Xabzemizi en güzel şekilde uygulamaya çalışırız.Kamışcık’ta yine cenazelerde de Xabzemizi nasıl uygulamamız gerekiyorsa onu yaparız.Acı günlerimizde de tatlı günlerimizde de Xabzemizi en güzel şeklinde uygulamaya çalışır ve Adiyağayi yaşatmaya, korumaya, asimilasyona karşı mücadele etmeye çalışırız.Bütün Xabze toplantılarında alınan kararlar harfiyen uygulanmaya çalışılmaktadır.
1940’larda köy eğitmenleriyle başlayan öğretim sonraları köy ilkokulununda açılmasıyla 2009 yılının 1. Yarısına kadar kesintisiz olarak Kamışcık’ta bazen 2 bazen 3 bazen de 4 öğretmenle devam eden ilköğretim okulu maalesef şu anda taşımalı olarak devam etmektedir.
1970’li yıllarda ortaöğretim döneminde köyden Çardak ortaokuluna giden öğrenci sayısı 3’dü.Şimdi ise Kamışcık köyünden Çardak beldesine taşımalı olarak öğrenim için giden öğrenci sayısı 2 minibüs dolusu gençtir. Bu gurur vericidir. Köy dışında yaşayan şehirlerde öğrenim gören ortaöğrenim ve üniversite öğrencilerini bu listenin dışında tutuyorum. Onları da ilave edersek öğrenim düzeyi Kamışcık’ta artık %100’dür.Yüksek öğrenim düzeyi ise %85-90’dır.









